6 Şubat 2026 Cuma

EMITT 2026 Fuar Küresel Buluşma-Yılmaz Parlar

 





 EMITT 2026 Turizmin Nabzının Attığı Küresel Buluşma

İstanbul, Dünya Turizminin Yeni Strateji Üssüne Dönüştü

Dünya turizm endüstrisinin geleceğini şekillendiren EMITT – Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, bu yıl bir fuardan çok daha fazlası olduğunu bir kez daha kanıtladı.

İstanbul Fuar Merkezi'ndeki yeni evinde kapılarını açan EMITT, yalnızca sektörün ticari hacmini büyütmekle kalmıyor; ülkelerin turizm vizyonlarını belirleyen, destinasyonların geleceğini yöneten, dev bir strateji laboratuvarı niteliğine bürünüyor.

Gerek uluslararası katılımın genişliği, gerekse oluşturduğu iş hacmi, EMITT’i küresel turizm takviminin en kritik duraklarından biri yapıyor.

EMITT’in en güçlü yanlarından biri de Türkiye’nin turizm gücünü dünyaya anlatan bir marka olması. Ulaşım, yerel yönetim, tanıtım ve özel sektörün aynı çatı altında buluştuğu bu dev organizasyon, Türkiye’nin turizmdeki iddiasının altını çiziyor.

30. yıl büyük buluşmasına doğru ilerleyen EMITT, bugün yalnızca ticaret değil; turizmin ekonomi, kültür, diplomasi ve tanıtım boyutlarının aynı potada birleştiği bir gelecek vizyonu sunuyor.

EMITT 2026, Yeni Adresinde Rekor Katılımla Turizme Yön Veriyor

Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı EMITT, 29. yılını İstanbul Fuar Merkezi’ndeki yeni adresinde kutlarken, dünyanın dört bir yanından gelen profesyonelleri aynı çatı altında topladı.

Bu yıl 29 ülkeden 100’ü aşkın uluslararası katılımcı ve yüzlerce yerli marka ile gerçekleşen fuar, 482 milyon Euro’nun üzerindeki önceki iş hacmini daha da ileri taşımayı hedefliyor.

Açılış, EMITT Fuar Direktörü Banu Keskin’in ev sahipliğinde; KKTC Başbakan Yardımcısı ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu, İstanbul Valisi Davut Gül, sektör temsilcileri ve turizm otoritelerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi.

Keskin, yeni lokasyonun yalnızca “mekânsal değişim” olmadığını; çok daha verimli, ulaşılabilir ve küresel ticaretin merkezine yakın bir yapının oluşturulduğunu vurguladı. Ayrıca “EMITT 30. Yıl Büyük Buluşması” için 2027 tarihini duyurdu.

KKTC’den Büyük Tanıtım Hamlesi

 Ada Kıbrıs Kampanyası Avrupa’ya Açılıyor

KKTC Başbakan Yardımcısı Fikri Ataoğlu, fuarın yalnızca bir tanıtım alanı değil, ülkelerin vizyonlarını şekillendirdiği stratejik bir platform olduğunu belirtti. Ada Kıbrıs Tanıtım Kampanyası’nın Türkiye’de yarattığı etkiden memnun olduklarını belirten Ataoğlu, kampanyanın çok yakında İngiltere ve Avrupa pazarlarına taşınacağını açıkladı.
Kuzey Kıbrıs’ın kültür ve doğa temelli turizm kimliğinin altı çizilerek, EMITT’in KKTC için uluslararası bir vitrin olduğu vurgulandı.

İstanbul, Turizmin Lokomotifi

“Nüfusumuzdan Fazla Ziyaretçi Ağırlıyoruz”

İstanbul Valisi Davut Gül, Türkiye turizminin geldiği noktanın tesadüf olmadığını vurgularken, İstanbul’un erişilebilirlik ve marka değerinde hiç olmadığı kadar güçlü bir konumda olduğunu belirtti.
Havalimanlarından gastronomiye, yerel yönetimlerin şehir planlamasından tanıtım faaliyetlerine kadar tüm paydaşların bu başarıda kritik rol oynadığı ifade edildi.

Yerel Yönetimlerden Finansman Talebi

 “Turizmin Yükü Yereldeyse, Kaynak da Yerelde Olmalı”

İBB Meclis 2. Başkan Vekili Gökhan Gümüşdağ, turizmin yalnızca tanıtım değil, kapsamlı bir destinasyon yönetimi işi olduğunun altını çizdi.
Konaklama vergisinin belirli bir oranının büyükşehir belediyelerine aktarılması gerektiğini söyleyen Gümüşdağ; temizlik, güvenlik, altyapı ve yönlendirme hizmetlerinde turizmin getirdiği ek yükün ancak bu şekilde sürdürülebilir olacağını savundu.

TGA, Türkiye Küresel Turizm Siyasetinde Etkin Oyuncu Haline Geldi

TGA Genel Müdürü Sinan Seha Türkseven, Türkiye’nin 2025’te 65,2 milyar dolarlık turizm geliriyle kendi rekorunu kırdığını hatırlattı.
2026 hedefinin 68 milyar dolar olduğunu açıklayan Türkseven, Türkiye’nin artık sadece trendlere ayak uyduran değil; küresel turizm politikalarını şekillendiren bir ülke haline geldiğini belirtti.

THY’den Küresel Erişim Gücü

 “İstanbul’a Gelmek Hiç Bu Kadar Kolay Olmamıştı”

Türk Hava Yolları Genel Müdürü Bilal Ekşi, THY’nin 6 kıtada 132 ülkeyi İstanbul üzerinden bağladığını aktarırken, “Ülkemizden ayrılan herkes Türkiye’nin güven, kalite ve misafirperverlik duygusunu yanında götürmeli” sözleriyle turizm deneyiminin bütüncül bir süreç olduğunu vurguladı.

TÜRSAB, Ada Kıbrıs Tanıtım Kampanyası’na Sahada Destek Verecek

Başkan Yardımcısı Davut Günaydın, kampanyanın Diyarbakır’dan başlayarak tüm Türkiye’de güçlü bir tanıtım zinciri yaratacağını açıkladı. Seyahat acentelerinin turizm büyümesindeki kritik rolüne dikkat çekti.

İstanbul Kongre Turizminde Büyük Sıçrama, 133. Sıradan 20. Sıraya

İTO Yönetim Kurulu Üyesi Bahadır Yaşık, İstanbul’un kongre turizminde dünya sıralamasında yaptığı büyük yükselişi anlattı.
Eylül ayında ağırlanacak 25 bin akademisyenin şehre yaklaşık 100 milyon dolar kazandırması bekleniyor. Ayrıca İstanbul Fuar Merkezi’nin 40 bin metrekarelik ek alanla dünyanın en büyük fuar kampüslerinden biri olacağı açıklandı.

Küresel Rekabet Sertleşiyor, “Yeni Dönemin Adı Nitelikli Turizm”

TÜROFED Başkanı Erkan Yağcı, turizmin artık tam rekabet ortamında ilerlediğini ve daha zorlu bir sürece girildiğini belirtti.
Yeni dönemde nitelikli iş birlikleri, sürdürülebilirlik ve kalite odaklı büyümenin ön plana çıkacağını söyledi.

EMITT, Türkiye’nin Dünya Turizmine Açılan En Büyük Kapısı Olmaya Devam Ediyor

Yeni yeri, genişleyen vizyonu ve uluslararası etkisiyle EMITT 2026; Türkiye’nin yalnızca turizm gelirlerini değil, küresel stratejik konumunu da yukarı taşıyan bir güç merkezi olduğunu yeniden ortaya koydu.
EMITT artık sadece bir fuar değil; Türkiye turizminin “gelecek manifestosu” niteliğinde.

yilmazparlar@yahoo.com

10 Ocak 2026 Cumartesi

Ümit Özdağ’ın Dili Üzerine-Yılmaz Parlar

  





Alarm Zili Değil, Çözüm Rehberi Ümit Özdağ'ın Dili Bir Devlet Refleksidir

Eleştiriler Ne Diyor, Sahada Ne Oluyor? Ümit Özdağ’ın Dili Üzerine Bir Okuma

Sosyal medyada Ümit Özdağ’ın kullandığı sert dil üzerine gündeme gelen, Bazı yorumcular, bu söylemin “sürekli alarm ürettiğini” ve “çözümden çok gerilim yarattığını” savunuyor.

Gazeteci Tanıklığım, Sahada Gördüklerim, Eleştirileri Silip Süpürüyor

Ümit Özdağ'ın söylemleri, kimi çevrelerce "nefret dili" olarak etiketlenip karalanıyor. Ancak bir gazeteci olarak, azda olsa bu eleştirenler, Özdağ'ın gerçek saha çalışmasından ve halkla doğrudan temasından habersiz, masabaşı analizler olduğunu gördüm.

İstanbul'dan Anadolu'nun dört bir yanına, binlerce vatandaşımızla yüz yüze görüşmelerini, dertlerini tek tek dinleyişini, bu sorunları kayıt altına alıp ilgili makamlara bizzat taşıyışını ve somut çözüm önerilerini haritalandırmasını yakından takip ettim.

İşte bu sahne arkası, eleştirilerin ne kadar yüzeysel ve haksız olduğunu gösteriyor. Çünkü Özdağ'ın asıl yaptığı, yankılanan o sert uyarı perdesinin arkasında, temeli sağlam bir "yerinde tespit, yerinde çözüm" projesi inşa etmek. 

Bu yazıyı, gördüğüm bu gerçeği kamuoyuna bildirme sorumluluğuyla kaleme alıyorum.

Toplum, tehlikeyi görmek kadar rahatlatılmak da istiyor. Ancak sahadaki tabloya bakıldığında, Özdağ’ın söyleminin tek boyutlu olmadığı görülüyor.

Türkiye, yüz yıllık modern cumhuriyet tarihinin en çetrefilli ve derin sorunlarından birinin tam merkezinde; kontrolsüz ve kitlesel göç.

Bu sorun, sınırlarımızı, şehirlerimizin dokusunu, sosyal güvenliğimizi ve nihayetinde milli geleceğimizi doğrudan ilgilendiren bir varoluş meselesi haline geldi.

Böyle bir zamanda, siyasetin dili "nezaket" ve "lısân-ı münasip" adı altında sorunu görmezden gelmek mi olmalı, yoksa meselenin aciliyetini ve ciddiyetini tüm açıklığıyla ortaya koyan bir uyarı mı?

Ümit Özdağ'ı ve onun dilini anlamak için bu soruya cevap vermek gerekir. Ve görünen o ki, Özdağ, klasik siyasetin rahatlığını reddederek, milletin derdini, endişesini ve en önemlisi, çözüm iradesini cesurca dillendiren bir siyasetçi olarak öne çıkıyor. Alarm veren dil korunurken, bu söylemin arkasına çözüm planları ve kadro çalışmaları eklenmiş durumda.

Açıklamalarda, “sorun var” vurgusunun ardından “nasıl çözülür” başlığı daha sık açılıyor.

Sertlik Değil, Aciliyetin Dili, Haklı Bir Alarm
Özdağ'ın kamuoyu önünde kullandığı dil, "sert" olarak nitelendirilirken genellikle gözden kaçırılan şey, bu dilin arkasındaki haklı aciliyet ve somut tehdit analizidir.

Yaşanan, sıradan bir göç dalgası değil; demografik yapıyı on yıllar boyunca geri döndürülemez şekilde değiştiren, kayıt dışı ekonomi ile iç içe geçmiş, suç örgütlerini besleyen ve ülkenin egemenlik alanlarında fiili durumlar oluşturan bir süreçtir.

Böyle bir durum karşısında devletin en temel görevi, vatandaşının güvenliğini ve menfaatini sağlamaktır.

İşte Özdağ'ın eleştirilen söylemlerinin özünde bu haklı devlet refleksi yatar. O, bir "linç dili" değil, "alarm dili" kullanmaktadır.

İhmal edilen, üstü örtülen bir yaranın üzerindeki sargıyı sertçe çekmektedir. Amacı nefreti körüklemek değil, körleşmeye yüz tutmuş kamu vicdanını ve siyasi iradeyi uyandırmaktır.

Eleştiri Oklarının Arkasında Detaylı Bir Yol Haritası Var
Özdağ'ı sadece eleştiren biri olarak görmek büyük bir hata olur. Onun asıl katkısı, sorunu tespit etmekle kalmayıp, somut, adım adım ve uygulanabilir bir çözüm yol haritası sunmasıdır.

Zafer Partisi'nin "Güvenli Vatan" operasyonu çerçevesinde detaylandırılan politikalar, sadece "gönderin" sloganından ibaret değildir. Bu harita şunları içerir:

Sınır Güvenliği

Türkiye'nin tüm sınırlarının fiziki ve teknolojik olarak mutlak şekilde kontrol altına alınması, Suriye sınırına duvar değil, güvenlik şeridi inşa edilmesi.

Düzensiz Göçmen Tespiti ve Geri Gönderme

Kayıt dışı kalan tüm bireylerin sistematik olarak tespiti, uluslararası anlaşmalar çerçevesinde ve insani standartlarda, ancak kararlılıkla  menşe ülkelerine veya güvenli üçüncü ülkelere geri gönderilmesi.

Yabancı Suç Örgütleriyle Mücadele

Özellikle belirli milletlerden oluşan organize suç ağlarına karşı sıfır tolerans politikası ve özel operasyonlar.

Demografik ve Sosyal Denge

Uzun vadede Türkiye'nin genç nüfus ihtiyacının, nitelikli, kontrollü ve kültürel uyumu gözeten bir "Beyin Göçü" politikasıyla desteklenmesi.

Özdağ'ın dili, işte bu somut planların vazgeçilmez ön koşulunu  oluşturur: Sorunun büyüklüğünü kamuoyunun zihninde netleştirmek ve bu planları uygulayacak siyasi iradeyi toplamak.

Çözüm Odaklılık Net Hedefler, Net Sonuçlar
Özdağ'ın dilini "kutuplaştırıcı" diye eleştirenler, aslında onun netliğini ve sonuç odaklılığını kastediyor olabilir.

O, bulanık, herkesi memnun etmeye çalışan, "hem göçmen hem vatandaş" ikileminde bocalayan bir dil kullanmıyor.

Aksine, açık, net ve misyon odaklı bir dil benimsiyor. Hedef bellidir: Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının güvenliğini, refahını ve geleceğini teminat altına almak.

Bu hedefe giden yolda kullanılan dilin yumuşak perdahlı olması gerektiği dogması, böylesine hayati bir meselede lükstür.

Özdağ, devletin ve milletin bekası söz konusu olduğunda, bu lüksü bir kenara bırakıp, gerçekçi, mücadeleci ve çözümü hedefleyen bir üslubu tercih etmektedir.

Sorumluluk Dili
Ümit Özdağ, Türk siyasetinde bir "rahatsız edici" figürü olarak görülebilir. Ancak bu rahatsızlığın kaynağı, onun dilinin kabalığı değil, soruna getirdiği dürüst ve sorumluluk sahibi yaklaşımdır.

O, konfor alanından çıkmayı reddeden bir siyasi elit ve medyaya karşı, sokaktaki vatandaşın endişesini, akademik ve stratejik bir derinlikle paketleyerek sunan bir ses olmuştur.

Söyledikleri, bir nefret söylemi değil,  bir sorumluluk çağrısıdır. Türkiye, demografik bir dönüm noktasında iken, bu kadar net, bu kadar planlı ve bu kadar kararlı bir sesi dinlemek, belki de en akılcı ve vatanseverce tutumdur. Onun çizdiği yol haritası ve kullandığı dil, bir seçenek değil, milli bir zorunluluk haline gelmiştir.

İstanbul’un farklı ilçelerinde ve Anadolunun çeşitli illerinde yapılan halk temaslarında vatandaşın yürekleriyle örtüşen hislerine tercüman olan tablo dikkat çekmektedir.

Özdağ, sahada halkla yüz yüze görüşen bir lider olarak, dinleyen, tepki yönlendiren değil not alan bir profil çizmektedir. Bu temaslar, Özdağ’ın söylemleri sahada halkın sesi olduğunu göstermektedir. 

Sosyal medyadaki eleştiriler çoğu zaman tonu öne çıkarıyor. Oysa siyasette belirleyici olan sadece sesin yüksekliği değil, o sesin arkasında bir plan olup olmadığıdır.

Saha gözlemleri ve kamuoyundaki tartışmalar, toplumun geniş, bütüne yakın bir kesiminin Ümit Özdağ’ın işaret ettiği temel başlıklarla örtüşen kaygılar taşıdığını gösteriyor.

Ekonomi, Güvenlik, kontrol, kamu düzeni, hukuk ve devlet kapasitesi gibi konular, yalnızca belirli bir seçmen grubunun değil, farklı siyasi eğilimlerden vatandaşların ortak endişeleri arasında yer alıyor.

Bu açıdan bakıldığında Özdağ’ın söylemi, toplumun büyük bölümünde zaten var olan bir duygunun sesi olarak okunuyor.

Tartışma, bu fikirlerin nasıl ve hangi yöntemlerle çözüme bağlanacağı sorusunda yoğunlaşıyor. Görünen o ki Özdağ, alarm dilini kontrol ve çözüm vurgusuyla konumlandırıyor. Bu noktada gözden kaçan asıl unsur, çözümle tamamlanan bir çerçeveye bağlanıyor olması.

Liyakat Esaslı Bir Kadro Yapılanması

Özdağ’ın öne çıkan yaklaşımı, uyarı yapan söylemi; somut politika, güvenlik, kamu yönetimi, teknik hazırlıklar ve ekonomi başlıklarında yürütülen liyakat esaslı bir kadro yapılanmasıyla desteklemek üzerine kurulu.

Özellikle ekonomide, krizi sadece sonuçlarıyla değil, kurumsal zafiyetler ve yönetim eksikliği üzerinden okuyan bir perspektif dikkat çekiyor.

Liyakat esaslı kadro yapılanması, öngörülebilirlik ve devlet kapasitesinin yeniden inşası vurgusu, ekonomik sorunların da geçici değil yapısal çözümlerle ele alınacağına işaret ediyor.

Bu tablo, sertliğin bir öfke dili değil; devleti yeniden işler hale getirmeyi hedefleyen sorumlu bir liderlik anlayışına dayandığını gösteriyor.

Güvenlikten kamu yönetimine, göçten sosyal politikalara kadar birçok alanda yürütülen çalışmalar, rastlantısal değil planlı bir hazırlığın işaretlerini veriyor.

Bu tablo, sertliğin bir öfke dili değil; sorumluluk alan, çözüm üretmeyi hedefleyen bir liderlik anlayışına yaslandığını gösteriyor. Tartışma tam da bu nedenle söylemin tonundan çok, arkasındaki kapasite ve hazırlık düzeyine odaklanıyor.

Yaptığı titiz çalışmalar, ortaya koyduğu ilkeli duruş, özgürlükçü, akılcı duruş sahibi bir siyaset anlayışının temsilcisi Ümit Özdağ’ı, toplumun derdini anlama ve çözüm için somut adımlar atma çabasından ve Türk siyasi hayatı için değerli katkılarından dolayı halkın yüreğinde yer alan bir lider

yilmazparlar@yahoo.com

28 Kasım 2025 Cuma

TİM Hizmet İhracaat Ödülleri-Yılmaz Parlar

    





Türkiye’nin Şampiyonları Ödüllerini Aldı

Türkiye'nin büyüme rotasında görünmeyen dev güç, Hizmet ihracatı

Küresel ekonominin yeni lokomotifi haline gelen hizmet ihracatı, Türkiye için artık sadece bir ticaret kalemi değil; milyonlarca istihdamın kaynağınet döviz girdisinin ana motoru ve cari dengeyi taşıyan stratejik bir sektör konumunda. Ar-Ge’den sağlığa, eğitimden lojistiğe uzanan geniş bir ekosistemle Türkiye, küresel rekabette hızla yükseliyor.

Bu stratejik önemin altının bir kez daha çizildiği “Hizmet İhracatının Şampiyonları Ödül Töreni”, sektörün devlerini bir araya getirdi.

Hizmet ihracatının her geçen yıl iş dünyasının ufkunu genişleten stratejik bir güç hâline geldiğini görmek, Türkiye’nin küresel rekabette sesini daha gür duyuracağının en net göstergesi.

Bugün ödül alan firmalar, yarının ekonomik vizyonuna yön veren öncülerdir. Türkiye, görünmez kahramanı olan hizmet sektöründe artık sadece bir oyuncu değil, oyun kurucudur.

20 Kategoride 60 Şirket Ödüllendirildi

Hizmet İhracatçıları Birliği (HİB) Başkanı Şekib Avdagiç ev sahipliğinde düzenlenen törende; Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkanı Mustafa Gültepe ve sektör temsilcileri hazır bulundu.

Ticaret Bakanı Bolat, hizmet sektörünün ekonomik performanstaki rolünü şu sözlerle özetledi:
“Bu yıl hizmet ihracatımız 121 milyar doları aşacak. Sektör, Türkiye’ye 62 milyar dolar net dış ticaret fazlası sağlıyor.”

Bolat ayrıca küresel hizmet ticaretindeki yükselişe dikkat çekerek, Türkiye'nin pandemiden sonra 39 milyar dolardan 117 milyar dolara uzanan hızlı toparlanmasını vurguladı.

Hizmet ihracatı Türkiye’nin yeni küresel iddiasıdır

HİB Başkanı Şekib Avdagiç, Türk markalarının dünya çapında bir güven sembolüne dönüştüğünü ifade ederek hizmet ihracatının 61 milyar dolarlık rekor cari fazla ile ülke ekonomisine tarihinin en güçlü katkısını yaptığını söyledi.

Avdagiç, küresel belirsizliklere rağmen Türk hizmet sektörünün esnekliğine ve uyum yeteneğine dikkat çekerek:
“Hizmet ihracatı Türkiye’nin küresel pazardaki iddiasının yeni sembolüdür.” dedi.

Hizmet sektörü ticaretin lokomotifi

TİM Başkanı Mustafa Gültepe, hizmet ihracatını “yükselen yıldız” olarak nitelendirerek, dijitalleşmenin sektörü dönüştürdüğünü ifade etti:

Doğru rekabet şartları oluştuğunda ulaşamayacağımız hedef yok.

Ödül Alan Firmalar

Toplam 20 kategoride 60 firma, Türkiye’ye sağladıkları döviz girdisine göre ödüllendirildi.

Bakım Ve Onarım Hizmetleri

Türk Hava Yolları Teknik A.Ş.

Mro Teknik Servis San. Ve Tic. A.Ş.

Hat-San Gemi İnşaa Bakım Onarım Deniz Nakliyat San. Ve Tic. A.Ş.

Danışmanlık, Müşavirlik Ve Destek Hizmetleri

Ubm Uluslararası Birleşmiş Müşavirler Müşavirlik Hizmetleri A.Ş.

Destek Patent A.Ş.

Ankara Patent Bürosu A.Ş.

Eğitim Hizmetleri

T.C. İstanbul Aydın Üniversitesi

Bahçeşehir Üniversitesi

İstinye Üniversitesi

Filmcilik, Eğlence Ve Diğer Kültür Hizmetleri

Turkuvaz Aktif Televizyon Prodüksiyon A.Ş.

Tara Yapım Yurtdışı Pazarlama A.Ş.

Med Yapım Televizyon Ve Filmcilik A.Ş.

Finans, Sigorta Ve Diğer Mali Hizmetler

Coral Holding A.Ş.

Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi

Türkiye Halk Bankası A.Ş.

Fuarcılık Hizmetleri

İpekyolu Uluslararası Fuarcılık Ltd. Şti.

So Fuar A.Ş.

Fuar Dizayn Dekorasyon Yayıncılık Reklamcılık San. Ve Tic. Ltd. Şti.

Gastronomi Hizmetleri

Bta Havalimanları Yiyecek Ve İçecek Hizmetleri A.Ş.

Büyük Şefler Gıda Turizm Tekstil Danışmanlık Organizasyon Eğitim San. Ve Tic. A.Ş.

Helvacı Group Gıda San. Ve Tic. A.Ş.

İnşaat, Taahhütlük Ve Müteahhitlik Hizmetleri

Gap İnşaat Yatırım Ve Dış Ticaret A.Ş.

Yapı Merkezi İnşaat Ve Sanayi A.Ş.

Tav Tepe Akfen Yatırım İnşaat Ve İşletme A.Ş.

Liman İşletmeciliği Hizmetleri

İga Havalimanı İşletmesi A.Ş.

*Firma Gizliliğini Koruyor

Fraport Tav Antalya Terminal İşletmeciliği A.Ş.

Mimari, Mühendislik, Bilimsel Ve Diğer Teknik Hizmetler

Denzay Mühendislik Enerji İnş. Bilişim San. Tic. Ltd. Şti.

Tümaş Türk Mühendislik Müşavirlik Ve Müteahhitlik A.Ş.

Ayşenur Ve Turan Gıda Kontrol Laboratuvarı A.Ş.

Sağlık Hizmetleri Sektörü

Acıbadem Sağlık Hizmetleri Ve Tic. A.Ş.

Mlp Sağlık Hizmetleri A.Ş.

İstanbul Memorıal Sağlık Yatırımları A.Ş.

Sağlık Sektörü Acente Hizmetleri

Ada Medıcal Teknoloji Ve Sağlık Turizmi A.Ş.

Akel Turizm Organizasyon Güzellik Merkezi Tekstil İthalat İhracat San. Ve Tic.  Ltd. Şti.

Lal Yapı Turizm Seyahat Organizasyon San. Ve Tic. A.Ş.

Seyahat Acenteliği Hizmetleri

Odeon Turizm İşletmeciliği A.Ş.

Anexservıces Turizm Organizasyon Taşımacılık Ticaret A.Ş.

Beril Otelcilik Turizm Ve Ticaret Ltd. Şti.

Teknik Müşavirlik Ve Kontrolörlük Hizmetleri

N.K.Y. Mimarlık Mühendislik İnşaat Ve Ticaret Ltd. Şti.

Yüksel Proje A.Ş.

Dolsar Mühendislik A.Ş.

Telekomünikasyon Hizmetleri

Concentrıx

Türksat Uydu Haberleşme Kablo Tv Ve İşletme A.Ş.

*Firma Gizliliğini Koruyor

Turizm Ve Konaklama Hizmetleri

Fıne Otel Turizm İşletmecilik A.Ş.

Voyag Turizm Otelcilik İşletmesi Ve İnş. San. Tic. A.Ş.

Galeri Kristal Turizm İnşaat Pazarlama Ve Tic. A.Ş.

Yazılım Ve Bilişim Hizmetleri

Havelsan Hava Elektronik San. Ve Tic. A.Ş.

Etiya Bilgi Teknolojileri Yazılım San. Ve Tic. A.Ş.

Hitit Bilgisayar Hizmetleri A.Ş.

Yer Hizmetleri

Havaalanları Yer Hizmetleri A.Ş.

Çelebi Havacılık Holding A.Ş.

Tgs Yer Hizmetleri A.Ş.

Yolcu Taşımacılığı Hizmetleri

Türk Hava Yolları A.O.

Pegasus Hava Taşımacılığı A.Ş.

Güneş Ekspres Havacılık A.Ş.

Yük Taşımacılığı Ve Lojistik Hizmetleri

Mars Lojistik Uluslararası Taşımacılık Depolama Dağıtım Ve Tic. A.Ş.

Arkas Konteyner Taşımacılık A.Ş.

Dsv Hava Ve Deniz Taşımacılığı A.Ş.

yilmazparlar@yahoo.com

16 Kasım 2025 Pazar

Ümit Özdağ’dan Tarihî Uyarı-Yılmaz Parlar

  





Cumhuriyet’in Temelleri Pazarlık Masasında Yıpratılıyor

Eskişehir’de Çalınan Alarm, Halk Ekonomik Gerçekleri Ümit Özdağ’a Anlattı
Pazarda Mühendisten Doktoraya, Türkiye’nin Sessiz Feryadı

PKK Sürecine Sert Uyarı, Bu Millet Devletine Ortak İstenmesini Asla Kabul Etmez

Öcalan ‘Lozan bitti’ diyormuş. Kimsiniz siz? Ordumuz hangi savaşta mağlup oldu? Böyle bir cüreti nasıl veriyorsunuz?”

Eskişehir programı, Prof. Dr. Ümit Özdağ’ın siyasi tarzındaki üç temel niteliği yeniden ön plana çıkardı;

Saha Hakimiyeti ve Halkla Doğrudan İletişim

Pazarda esnafla yaptığı uzun konuşmalar, liderliğinin en güçlü tarafını, “halkın içinden siyaset”, net şekilde ortaya koydu.

Devlet Doktrinlerine Hakimiyet

Özdağ’ın konuşmalarında hem tarih hem güvenlik hem ekonomi arasındaki bağlantıları açıklama biçimi, akademik geçmişinin siyasetteki ağırlığını hissettirdi.

Kriz Dönemlerinde Net ve Kararlı Duruş

PKK süreci, ekonomi, sanayisizleşme…
Tüm başlıklarda ortaya koyduğu keskin fakat kışkırtıcı olmayan devletçi duruş, onu muhalefet sahnesinde “karar veren lider” konumuna taşıyor.

Dikduruşun Ve İradenin Karizmatik Lideri
Tutuklanma pahasına, terörle pazarlığa karşı en başından beri net ve kararlı duruş sergileyen Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türk milletinin milli devlet aşkını ve bekasına olan bağlılığını temsil eden karizmatik bir lider olarak, muhalefetin suskunluğu karşısında milletin gerçek sözcüsü olmaya devam ediyor.

Eskişehir Gündemine Damga Vuran Ziyaret

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partinin üst düzey kurmaylarıyla birlikte Eskişehir’e gerçekleştirdiği programda hem halkla hem de yerel yöneticilerle bir araya gelerek kentin nabzını tuttu. Ümit Özdağ’ın temasları, Eskişehir siyasetinde ve Türkiye gündeminde geniş yankı uyandırdı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, CHP Milletvekili Jale Nur Süllü ve İl Başkanı Talat Yalaz ile yapılan görüşmeler, şehirde farklı siyasi hatların buluştuğu önemli bir ziyaret olarak kayıtlara geçti.

Şehit Üsteğmen Emre Mercan’ın Cenazesine Katılım

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Gürcistan’da düşen askeri kargo uçağında şehit olan 27 yaşındaki Hava Uçak Bakım Üsteğmen Emre Mercan için Eskişehir’de düzenlenen cenaze törenine katılarak şehidimizi son yolculuğuna uğurladı.

Tören boyunca Mercan ailesinin acısını paylaşan Özdağ, şehidimizin vatan uğruna can verdiğini vurgulayarak başsağlığı dileklerini iletti.

Özdağ, “Aziz şehidimize Allah’tan rahmet, kederli ailesine ve büyük Türk milletine sabır diliyorum.” ifadeleriyle milletçe yaşanan derin üzüntüyü dile getirdi.

Ekonomi Dosyası, Pazarlardan Yükselen Gerçekler

“Esnaf Kazanmıyor, Ayakta Kalmak İçin Borç Çeviriyor”

Eskişehir Merkez Çarşı, Hamamyolu ve Gökmeydan Pazarı’nda halkla birebir konuşan Özdağ, ekonomik krizin yansımasını doğrudan vatandaşın ağzından dinledi.

Bir pazarcının sözleri, yaşanan ekonomik buhranın özeti niteliğindeydi:
“Başkanım, kazanmıyoruz. Hamallığına kalıyor. Bir milyon borcu olmayan esnaf yok.”

Başka bir esnafın ifadesi ise durumu daha da çarpıcı hâle getirdi:
“Yirmi liraya mandalin satıyorum, alışım 22 lira. Satmazsam çürüyor.”

“Pazar Üniversiteli Dolu: Doktoralı Pazarcılar…”

Gökmeydan Pazarı’nın en çarpıcı yönü, tezgâh arkasındaki insanların profiliydi.
Doktora mezunları, mühendisler, öğretmenler…
Bir esnafın cümlesi, Türkiye’nin beyin gücü kaybını vurguladı:
“Bu pazarda 20 doktora mezunu, 10 öğretmen tezgâh açıyor.”

Özdağ’ın Ekonomiye Dair Eskişehir Mesajı

Özdağ, pazar ziyaretleri sonrası şu değerlendirmeyi yaptı:
“2025 halk için çok zor geçti. 2026’nın daha ağır olacağı görülüyor. İktidarın bu krizle mücadele için bir perspektifi yok. Zafer Ekonomisi bu çıkmazı aşmak için hazırdır.”

Özdağ’ın ekonomik değerlendirmeleri, mevcut tabloya dair net bir alarm niteliği taşıdı.

PKK Ve Devlet Politikaları , Çok Sert ve Kararlı Çıkış

Basın toplantısında Özdağ, hükümetin PKK ile yürüttüğü iddia edilen görüşmeler hakkında tarihî nitelikte uyarılar yaptı.

“Lozan’ın Bitmesi Ne Demektir?”

İmralı’dan sızdığı iddia edilen notlara değinerek şu soruyu sordu:
“Öcalan ‘Lozan bitti’ diyormuş. Kimsiniz siz? Ordumuz hangi savaşta mağlup oldu? Böyle bir cüreti nasıl veriyorsunuz?”

“TBMM’nin Teröristlerle Uzaktan Görüşmesi? Bu Millet Buna İzin Vermez”

 ‘Bu Süreç Türk Devletini Kırılma Noktasına Getirir’

Özdağ’ın en güçlü uyarısı;

“2026, Cumhuriyet’in en ağır kırılma yılı olabilir. Terör örgütüne devlet masasında yer açmak, Türkiye’yi tarihî bir tehlikeye sürükler.”

Özdağ, olası “uzaktan görüşme” formülüne karşı durarak şunları söyledi:
“Meclis milli mabettir. Türkiye’nin vekilleri bir terör elebaşıyla ne görüşecek? Bu 15 bin şehidimize yapılmış bir hakarettir.”

https://www.youtube.com/watch?v=9pN9MABJDWk

“YPG’yi SDG Yapmakla Gerçekler Değişmez”

Güvenlik politikalarına ilişkin sert değerlendirme:
“İsim değiştirerek terör örgütünü aklayamazsınız. YPG’ye SDG deseniz ne olur? Bu milletin aklıyla alay etmeyin.”

“PKK’nın Narkotik Gelirinin Meşrulaştırılması Teklifi Asla Kabul Edilemez”

Özdağ, uluslararası destekli uyuşturucu trafiğine vurgu yaparak:
“Terör örgütü kara parasını Türkiye’ye ortaklık gibi sunuyorsa bu pazarlığın geldiği vahim noktayı gösterir.” dedi.

Ümit Özdağ, “Cumhuriyetin Kırılmasına İzin Vermeyeceğiz”

Özdağ’ın kararlılığı, basın toplantısının en çarpıcı satırlarını oluşturdu:

“Türkiye’nin milli üniter yapısının sorgulanmasına, terör örgütü ile yeniden yapılanma projelerine, PKK’ya devlet masasında yer açılmasına izin vermeyeceğiz.”

Bu duruş, liderliğinin en dikkat çeken yönlerinden biri olarak değerlendiriliyor.

yilmazparlar@yahoo.com